Ben benim duyumum diye demiyorum, benim duyumum eydir!

Duyum üzerine seçim yazıları yazmayı neredeyse bir sektör haline getirdiğimin ben de farkındayım! Ama ne olur altında bir şey aramayın. Sadece bu şehirde aslında ne kadar ilgisiz görünse de seçim-meçim işlerine çok kafa yoran, ilgi duyanlar var, bir şekilde onların da gönlünü edelim istiyorum! Ve ben onların kısmen de olsa bu duyum ihtiyaçlarını giderme adına bu işlere paldır-küldür atlamış durumdayım, yoksa başka bir şey yok! Onlar da aslında bilirim ki bu konuda yazdıklarımın duyumlara dayandığının farkındalar. Ama açıkçası bu durumun hoşlarına gittiğini bildiğim için de biraz da onların hatırı kırılmasın, boşuna sağdan soldan lüzumsuz duyumlar ile meşgul olmasınlar, zarar görmesinler diye bu meyanda yazı-cızı işlerine devam ediyorum! Ben benim duyumlarım diye demiyorum! Başkalarının duyumlarından kötü değildir en azından! Benim duyumlarım eydir! Belki de benim duyumcularımı duyum kirliliğinden korumak adına bu işe koyulmuşum! Bunu yaparken de ne birisinin önünü açma ne de birilerinin önünü tıkama gibi bir gayretin içerisinde olmadım,olmam da!

***

Bir iki gün önce yine duyumlarıma dayanaraktan iktidar partisinde Büyükşehir adaylığı Ahmet Küçükler ile Murat Kılıçarasında gidip geliyor diye yazdım ya, çok komik şeyler oldu! Ben hoş bildiğim bir şeyden dolayı ikisinin arasında adaylığın gidip geldiğini yazmadım. Dedim ya. Duyumlardan yola çıkarak onu dedim. Ama koca koca adamlar,kalktı bu yazım üzerine ahkam kestiler. Vallahi ''İkisi de aday olmayacak'' diyenler oldu. Sanki bir şey bildiklerinden dediler! Oysa onu diyenler de en az benim kadar biliyorlar ki onların ki de benimkinden farksız değil. He ya, dolapta kıyma var! Nihayetinde onlarınki de duyum! Aslında size bir şey diyeyim mi? Bir rivayete göre 14 Aralık'ta ilan edileceği söylenen adaylık ile ilgili bu ortalıktaki konuşulanlar, duyumların döğüştürülmesinden başka bir şey değil! 'Benim duyumum senin duyumunu döver' kavgası gibi bir şey esasında!

***

Her neyse. Güne başka acı haberlerle başladım aslında bugün. Önce Tarım'dan emekli, Dadaşkent'te Ülkü Ocakları eski Başkanı Gıyas Aras'ın babası değerli Turgutamcayı kaybettiğimizi haber aldım. Ailecek tanışır, görüşürdük. Rahmetli babamın eski arkadaşlarındandı Turgut amca. Amcayı öylesine demiyorum. Gerçekten öz amcam gibi sevdiğim biriydi. Sonrası Dumlu Mağazası'ndaki yangın. Duyar duymaz yangın mahalline koştum,gerçekten üzücü bir durum. En kötüsü de elinden bir şey gelememesi.. Aynı gün aynı saatlerde iki ayrı üzücü haber, aslında tüm günümü zehir etti. Turgut amcaya Allah'tan rahmet, kederli ailesine başsağlığı dilerken, yine de cana geleceğine mala gelsin diyorum, Dumlu kardeşler Rahmi ve Zafer'e geçmiş olsun dileğinde bulunuyorum..

 

NOT: Nasip olursa bu Pazar Büyükşehir Belediyespor'un maçını izlemek üzere tribünde olacağım. İnşallah yakından takip ettiğim ve beğendiğim Yavuz İncedal'ı aratmaz takımı!
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.