MNG
20 Eylül 2017 Çarşamba
Anasayfa > Yazarlar > Talip AKBAŞ > Osmanlı dönemi hafızlık öğretimi
Talip AKBAŞ

Osmanlı dönemi hafızlık öğretimi

19.06.2016 19:48:09 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Talip AKBAŞ

Hz. peygamberle başlayan hafızlık eğitimi onu ebedi âleme göç etmesi ile kesintiye uğramamış Hulefâ-i Râşidîn döneminde de sürdürülmüştür. Hatta bu dönemde eskiye oranla daha da artmış ve sistemli hale gelmiştir.[1] Emevi ve Abbasi döneminde hafızlık öğretimi camilerde oluşturulan ders halkaları aracılığı ile sürdürülüyordu.

 

Şam'daki Ümeyye camiinde kurulan kuran halkası zaman zaman 1500 öğrenci sayısını buluyordu.[2] Bu da kuran eğitimin oldukça yaygın olduğunu göstermektedir. Herkese açık olarak hizmet veren ders halkalarına katılmak için herhangi bir işlem yapmak gerekmiyordu. Halkaya katılan kişi hocayı yetersiz görmesi halinde izin alma ihtiyacı bile duymadan halkadan ayrılırdı. Tamamen gönüllülük esası üzerine kurulu bu halkalar çok başarılı hizmetler ortaya koymuştur.

 

Cami dışında kuran eğitimi için kurulan Daru-l Kurralar Selçuklu döneminde Daru-l Huffaz adını almıştır. Zaten Selçuklu dönemi eğitim ve öğretim tarihi bakımından çok büyük bir öneme sahiptir. Medreselerin ortaya çıkması bu dönemde olmuştur. Hz peygamber döneminde başlayan hafızlık öğretimi zaman içinde daha da yaygınlaşmış ve sistemleşerek Osmanlı dönemine kadar gelmiştir.

 

4Osmanlı döneminde hafızlık öğretimi Daru-l Kurraların bir alt bölümü olan kurumlarda yapılıyordu. Bu kurumlar Daru-l Kurra[3] veya Daru-l Huffaz[4] olarak isimlendirilmektedir. Küçük yaşta çocuklar ilköğretim seviyesindeki Daru-l Kurralarda hafızlıklarını tamamlar kıraat ilmini devam ettirmek için daha üst seviyedeki Daru-l Kurraya devam ederdi.[5]

 

Öte yandan Sıbyan mekteplerinde ve İbtidailerde de hafızlık sınıfları vardı.[6]Bu kurumlarda uygulanan hafızlık metodu şöyle idi. Mektebe gelen çocuk yazı yazmadan evvel okumayı öğrenir daha sonra babası ve hocasının ortak kararıyla hafızlığa başlatılırdı. Çocuğun zekâ durumuna göre üç ya da dört sene süren hafızlık eğitimi sonrası hafızlık töreni düzenlenirdi.[7] Daru-l Kurraların bir alt kısmı olan okullarda hafızlığını tamamlayan öğrenciler bir üst seviye Daru-l Kurralarda eğitimlerine devam ederlerdi. Daru-l Kurralar hafızlığını tamamlayanlar için ihtisas mektebi durumunda idi.[8] daha çok cami çevresinde yapılan Daru-l Kurralar kari ve cami görevlileri yetiştirmekte idi.[9]

 


[1] Varol, Bahauddin. "Hulefai Raşidin Dönemi Eğitim ve Öğretim Faaliyetlerine Genel Bir Bakış ( 1 )'' Selçuk ÜİF Dergisi, yıl 2000, sayı: 10, s. 486-487.

[2] Varol, Bahauddin. "Hulefai Raşidin Dönemi Eğitim ve Öğretim FaaliyetlerineGenel Bir Bakış (II) s.174.

[3] Kazıcı Ziya, İslam Medeniyeti ve Müesseseleri Tarihi, s. 375.

[4] Arabacı Caner,  Osmanlı Dönemi Konya Medreseleri, Konya Ticaret Odası Kültür ve Eğitim Yay. Konya 1998, s. 127.

[5] Arabacı Caner,  Osmanlı Dönemi Konya Medreseleri, s. 127.

[6] Er. Hamit, Osmanlı Devletinde Çağdaşlaşma ve Eğitim, Rağbet Yay. İst. 1999, s. 30.

[7] Arabacı Caner Osmanlı Dönemi Konya Medreseleri, s. 128.

[8] Ergin Osman, Türk Maarif Tarihi, Eser Mat. İst. 1977, Cilt: 1-2, s. 169.

[9] Kazıcı, Ziya, Osmanlıda Eğitim-Öğretim, Bilge Yay. İst. 2004, s. 132-133.F

Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.