AKP Referandum
26 Mart 2017 Pazar
Anasayfa > Yazarlar > Talip AKBAŞ > Onun örnekliğine muhtacız
Talip AKBAŞ

Onun örnekliğine muhtacız

20.12.2016 15:25:13 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Talip AKBAŞ
         Önceki yazımızda hafızlık eğitimi ile ilgili yazı dizisinin sona erdiğini belirtmiştim. Kimi okuyucu kardeşlerim yazılarımın sona erdiğini zannetmiş ve üzüntülerini ifade etmişlerdi. Bu yanlış anlamayı gidermek için bugün yazıya şu açıklama ile başlayalım istedim: Sanıldığı gibi yazılarım sona ermemiştir. "www.erzurumajans.com"un yanısıra "www.insanveislam.org"da yazmaya devam etmekteyim. Ayrıca gösterilen ilgiye çok teşekkür ederim.

               Hz. Peygamber(sav)'in, üsve-i hasene oluşu Kur'an'la sabittir. Onun örnekliği, hayatın tamamını içerir. İslam anlayışında hayat, bir bütün olarak kabul edilir. Hayat dendiğinde dini ve dünyevi bir ayırıma gidilmez. "Dünya" kelimesi, Arapça kullanımında 'marife' yani belirlilik ekiyle "ed-dünya" şeklinde kullanılır. "Bu dünya" dediğimizde öbür dünyanın varlığını zaten ifade etmiş oluruz. Yani insan zihni, öbür dünyanın varlığını onaylar. Bu dünya, ahiretin tarlası; ahiret, bu dünyanın devamıdır. Hz. Peygamber'in örnekliği her iki alanı da içerir. Bu kesindir ve her müslümanı bağlar.

            Bundan sebep onun sözü, duruşu, tavrı ve uygulamaları bizim dini ve dünyevi eylemlerimize kaynaklık eder. Bütünüyle bizim hayatımıza yön verir. Bu durum, Kur'an'ın yönlendirmesi doğrultusunda itaat ve örnek edinme sorumluluğumuzun bir gereğidir. Örneklik çerçevesinde, onun gibi baba, onun gibi eş, onun gibi akraba, onun gibi komşu, onun gibi vatandaş, hasılı onun gibi insan olma çabası gösterilmelidir. Gerekli çaba gösterildiğinde gerek bireysel hayat, gerek toplum hayatı büyük bir değişim yaşayacak, mutlu, müreffeh bir seviye yakalanacaktır.

                Onun gönderiliş gayelerinden biridir örneklik oluşu. Kendi örnekliğinde iyi bir insan, sağlıklı bir toplum tesis etmek onun en büyük hedeflerindendir; tasavvur, düşünce ve davranışın insanda belli bir kıvama ulaştığı toplum, onun arzuladığı toplumdu. Böyle bir toplum oluşturma işi fazla zamanını almadı. Hz peygamber, büyük bir toplumsal dönüşüm hamlesi başlattı. En büyük malzemesi Kur'an'dı. Azulanan hedefe 23 yıllık bir sürede ulaştı. Saadet asrı olarak anılan bir toplum inşa etti. Geriye de öyle bir miras bıraktı ki onunla benzer bir toplum  oluşturmak her daim mümkün olacaktır.

             İslam toplumunun içine düştüğü buhranlar, herkes tarafından görülmektedir. Bugün içinde bulunduğumuz iç burkucu durum nasıl okunmalıdır? Eksiklerimiz nelerdir? Bu durumun onun örnekliğini ihmal edişimizle alakası var mıdır? Bu sorular cevap bekleye dursun. Müslümanlar olarak taklidi dindarlıktan, tahkiki dindarlığa; hissi dindarlıktan, ilmi dindarlığa geçme zorunluluğumuz aşikardır. Başka yönelişleri terk edip topluca Allah'ın ipine sarılmak zorundayız. Başka yolları bırakıp hz. Peygamber(sav)'in diriltici rehberliğine teslim olmak zorundayız. Bunları becerdiğimiz gün, buhranlardan da kurtulduğumuz gün olacaktır.

                 Örnek alıp izini takip etmemiz gereken peygamberin iyi okunması, başlıca işimiz olmalı. Bilmeden, tanımadan işe koyulmak hamasi duyguları okşamaktan öte fayda sağlamaz. Onu bilme ve tanıma, eğitim ve öğretim faaliyetinin içinde gerçekleşmelidir. Bu, son derece ciddi bir iştir. Artık zaman işi değildir.

               Müslüman ciddiyeti ile ele alınması gereken bir iştir. Çay sohbetlerinin tertip edildiği yarı eğlenceli meclislerin işi değildir. Hele nargile salonlarında katı dumanlı ortamların mezesi yapılacak bir iş, hiç değildir. Zamanın ruhuna uygun yöntemlerle onu tanıma ve anlama faaliyetleri çeşitlendirilmelidir. Gelecekten umutlu olmamız adına şunu belirtmiş olalım ki, bugün okullarda seçmeli de olsa siyer'i nebi okutulması çok önemli bir gelişmedir.
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.