26 Haziran 2019 Çarşamba
Anasayfa > Türkiye > Karabekir Atatürk'ü tutukladı mı?

Karabekir Atatürk'ü tutukladı mı?

19.05.2009 20:34 12 14 16 18 yazdır
Mustafa Kemal Paşa askerlikten istifa etmişti. Karabekir bir bölük askerle geldi. Derler ki Paşa'yı tutukladı. Gerçekler onun günlüğünde yazıyor.
Karabekir Atatürk'ü tutukladı mı?

Kazım Karabekir'in kızı Timsal Karabekir Fatih Altaylı ve Murat Bardakçı'nın hazırlayıp sunduğu Teke Tek Özel programında babasının günlüklerinin basıldığını, çok yakında piyasada olacağını söyledi.

Babasının hayatıyla ilgili en küçük detayı bile not aldığını söyleyen Timsal Karabekir tarihi bir yanılgıyı da düzeltti.

KAZIM KARABEKİR ATATÜRK'Ü TUTUKLATTI MI?

Tarihte, Mustafa Kemal'in Samsun'a çıktıktan sonra askerlikten istifa edince Kazım Karabekir tarafından önce tutuklandığı, sonra serbest bırakıldığına dair bir şaiya vardır. Karabekir'in kızı Timsal Karabekir bu söylentiyi de yanıtladı.

Timsal Karabekir Atatürk'ün istifa ettiği günü şöyle anlattı:

"Mustafa Kemal Paşa bugün Erzurum'da Atatürk evi olan evde kalıyor. Rauf Orbay'la bir masabaşında otururken -istifa etmiştir artık, sivildir- içeriye Kazım Dirik giriyor. En güvendiği kurmayı... Paşam diyor "İstifa ettiniz, bundan böyle kimden emir alacağım, elimdeki dosyaları kime teslim edeceğim." Çok üzgün Mustafa Kemal Paşa: "Gördün mü Rauf" diyor "Askerlikten istifa edince bir saat önce sen her şeysin diyen kişiler bir saat sonra sen yoksun diyor" O sırada yaveri Cevat Abbas içeriye giriyor ve "Paşam" diyor "Kazım Karebekir bir bölük askerle gelmekte" Rauf Orbay anılarında diyor ki "bir an sarardı Mustafa Kemal" Çünkü biliyor aldığı emri, gelecek onu tutuklayacak... Kazım Karabekir içeriye giriyor. Sivil olan Mustafa Kemal Paşa'nın önünde bir asker selamı çakıyor. "Paşam" diyor "dün olduğu gibi bugün de bütün kolordumla emrinizdeyim. Sizi koruması için bir bölük asker getirdim"

SABAHA KADAR GÖRÜŞMÜŞLER

Altaylı'nın kısa bir süre de olsa tutuklamamış mı? sorusuna Bardakçı yanıt verdi: "Tutuklama değil de uzun bir görüşme yapmışlar. Anılarında 'bütün bu vaziyeti konuştuk' diyor. Defterde "7 Temmuz gecesi akşam M Kemal Paşa ile yemekten sonra sabaha kadar konuştuk" diye yazmış. Bir tartışma geçmiş aralarında. Fakat sonunda 'Paşam emrinizdeyik' demiş. 8 Temmuz da da "Vaziyet hakkında kati karar verdik, Kemal Paşa da benim gibi düşünüyor" diye yazmış...

GÜNLÜKLERDEKİ DİĞER NOTLAR İSE ŞÖYLE:

Bardakçı Karabekir'in günlüğünden bazı sayfaları da şöyle okudu:

19 Mayıs sayfasında ise "Mustafa Kemal Paşa bugün Samsun'a çıkmıştır. İnşallah muvaffak olacaktır" diye yazmış. Biliyor yani her şeyi...

21 Mayıs... M. Kemal Paşa'dan ilk şifre diye yazmış...

26 Temmuz... Milli Teşkilatları bir an önce kurmamız gerekli... Mustafa Kemal Paşa ile görüştük...

DİĞER NOTLAR İSE ŞÖYLE

13 Ocak 1906 (31 Kânunuevvel 1321) Cumartesi

Beyazıt Kütüphanesine Tarih-i Cevdet’in Cilt 12’sini okumaya devam ettim. Yeniçerilerin lağvında 6 bin (gerek Dersaadet’te, gerekse taşrada) asi öldürülmüş.

HUZURDA KABUL BUYURULDUM

11 Nisan 1919 Cuma

Selamlığa gittim. Huzurda kabul buyuruldum. Genç kumandanların bir an evvel Anadolu’ya tayinini tekrar rica ederim. Silahlar toplanıyor felaket dedim. İltifat ve dua ettiler. Cuma selamlığı olduğu için daha fazla görüşmek münasip olmadığını ilave buyurdular. (Yani nezaketen anlattılar ki hususi ziyaret lazım.)

(*) Şevket Turgut Paşa’ya: Şarkta milli mukavemet esaslarını kuracağımı söyledim.

12 Nisan 1919 Cumartesi

Hareket. Gülcemal ile. Zevalde ilan edilse de ateşçiler noksanmış. Akşama kalktık. Kızkulesi ile Selimiye arasında demirledik. Geceyi vapurda geçirdik.

23 Nisan 1920

Tarihimizde bu kadar koyu bir taassupla , dini merasimle hiçbir meclis açılmamıştır. Fetvaları takip eden bu muazzam ihtifaller acaba yer yer başlayan kıyamlara (ayaklanmalara) karşı bir sigorta mı olacağı düşünüldü? Ne olursa olsun, selâbetle (inançla) taassubu Meclis-i Millinin başlangıç gününden ayırmak ihtiyatlı olurdu. Yani ne cuma gününü seçmeye ve ne de velveleye lüzum yoktu. Beliğ (Güzel)bir dua lâzımı tesiri iyi yapardı.

KEMAL PAŞA'NIN NİKAHINA GİTTİK

29 Ocak 1923 Pazartesi

4:00 sonra Kemal Paşa’nın nikahına gittik. Paşa Latife Hanımla karşılıklı oturdular. Fevzi Paşa ve ben Paşanın şahidi olarak tarafeynine. Vali Abdülhalik Beyle, yaveri Salih Bey hanımın tarafeyninde. Paşa imama dedi ki: Ben Latife hanımla evleneceğim, muamele-i lazimesini yapınız. İmam da tarafeyne sordu. Mihr-i muaccel beynehümâda, mihr-i müeccel 10 dirhem gümüş olarak nikah kıyıldı. Çaydan sonra herkes çekildi. Biz hususi kaldık. 2:00’den sonraya kadar.

19 Ocak 1948

Meclis. Divan.

İstanbul’dan telefon: Kartal’a su getirilmiş. Parti başkanı halkın teşekkür ve samimi duygularını bildirdi.

PAŞAMI KAYBETTİK, NE KADAR ACI DUYSAK YERİDİR

25 Ocak 1948

(Eşi İclal Hanımın yazısı) Öğleden sonra saat 5’te sıkıntı geldi. Hemen doktoru çağırdım. Kalp hastalığı olduğunu söyledi ve tedaviye başladı. Geceyi rahatsız geçirdi. Sabah saat yedide gayet iyi idi. (İclal Karabekir)

26 Ocak 1948

Paşam vefat etti. Paşamı ebediyen kaybettik. Ne kadar acı ıztırap duysak yeridir. Felaket tahammülü pek güç.

28 Ocak 1948

Pek kalabalık bir merasimle sevgili paşamı şehitliğe defn ettiler. (İclal Karabekir)

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorinin Diğer Haberleri