18 Ekim 2018 Perşembe
Anasayfa > Yazarlar > Talip AKBAŞ > Dostluk, 'peki' demekle kaimdir
Talip AKBAŞ

Dostluk, 'peki' demekle kaimdir

22.05.2018 20:00 12 14 16 18 yazdır
Yazar : Talip AKBAŞ
Hayatın akışı ile tabiatın yapısı arasında daima bir ilişki kurmuşumdur. Hayatın da ovası, dağı, yaylası, bağı vardır. Tıpkı tabiat gibi... Tabiatın inişi, çıkışı, virajı, düzlüğü, fırtınası, serin serin efiltisi vardır. Hayatın da... Tekdüzelik, hiçbir yerde yoktur. Renkler, kokular, lezzetler, boylar, huylar çeşit çeşittir. Hayat, bütünüyle çeşitlilik üzerine kurulmuştur. Zorlukla beraber kolaylık vardır. "Ve insan, meşakkat içinde yaratılmıştır." Beled, 4.

Meşakkatle meşk ettiğiniz anlarınız vardır. Ne yapacağınızı kestiremeyip omuzlarınızın düştüğü durumlar vardır. Nereden başlayacağınızı bilemediğiniz, bocalayıp durduğunuz halleriniz vardır. Sadece içinizi dökmek istediğiniz anlar, insanlar... Bazı insanlar şifadır, iyi gelirler. İşte tam bu kertede, zihninizden geçirdiğiniz, tutunmak istediğiniz kişiler, dostlarınızdır. Ötekiler iyi gün dostudur. Onlara kuraklıkta değil, yağmurlu günlerde rastlarsınız daha ziyade. Şeyh Sadi'den ödünç alalım, o der ki; "Dostlar, zor zamanda işe yararlar. Gerçek dostluk, o zaman belli olur. Yoksa sofra başında, düşmanlar bile dost görünürler."

İşin bir de şu tarafı vardır. Yokuş tırmanırken iyi sınav verenler, düzlükte aynı başarıyı gösteremeyebilirler. Yoksulluğu paylaşan niceleri, zenginliği paylaşamazlar. Çevrenizde sık rastladığınız durumdur bu. Dostluk kurmak bir emek isterse onu sürdürmek binbir emek ister. Ekmeğin tazesi, dostluğun bayatı makbuldür. Dostluğu eskitmek, yani eski dostlara sahip olmak, güvenle/imanla doğrudan ilgilidir. Güvenilirliğiniz oranında kıdemli dostluklarınız, dostlarınız vardır. Dostluğun bir de eksilmesi vardır. Güven ve rıza, münasebetin merkezinden kayıp eksildikçe, dostluk da eksilir. 

Dostluk, önceden planlanarak olacak iş değildir. Hayatın doğal seyri içinde, kendiliğinden doğar büyür. Dal verir, budak verir. Dostluğun ana rahmi, yoldur. Yürürken oluşur dostluklar. Duranların dostu olmaz, yolu olmayanların da... Dostluğun bir sütunu güven, diğeri rızadır. Vefa ise işin çatısıdır. Mecbur olduğumuz değil, razı olduğumuz insan dostumuzdur. Dostluk caddesi, dostluğa halel getirecek bariyerlerle doludur. Bariyerler geçildikçe dostluklar pekişir. Güven ve rıza yoksa ilk bariyer, dostluğun tökezlediği yer olacaktır. 

"Dostluk, peki demekle kaimdir." sözü, İskender Paşa'nın en ihtişamlı dönemlerinde, büyük irfan ustası Mehmet Zahit Koktu (r.a) tarafından kayda geçilmiştir. Onun, ne büyük dostluklara öncülük ettiğini bilmeyenimiz yoktur. Bizim o mektepten nasibimiz ise merhum Mikail Akbaş abimin İskender Paşa Camii Müezzinliği esnasına denk düşüyor.

Dostlukla ortaklık, bir değildir. İçinde hesap barındıran ilişki, dostluktan uzak bir ortaklıktır. 

Dostluğun test edildiği zeminler, iklimler vardır. Yoklukta, varlıkta paylaşmak ve imtihanı geçmek bunlardan bazılarıdır. Teknenin dibini kazıyıp paylaşanlar, tekneden taşanları paylaşmakta aynı beceriyi gösteremeyebiliyorlar.

Dostluk testini başarıyla geçen kişilerin kurduğu dostluk, sağlam ve kalıcıdır. Böyle bir dostluk, çiçek açar, meyve verir bununla da kalmaz nicelerini gölgesinde serinletir. Hangi makam, hangi mansıp, hangi ikbal, bu dostluğu sarsabilir. Dünya sınavını başarıyla geçen dostluk, ölünce bile solmayacak, sonlanmayacaktır. Cennete uzanan dalları olacak ve kokusunu yayacaktır. Önemli olan da ahiret dostluğu değil midir? Sözümüzü şöyle noktalayalım; Efendim dostluk ince işçilik gerektirir. Vefalı dostlara selam olsun.
Yazarın Son Yazıları
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.