MNG
25 Eylül 2017 Pazartesi
Anasayfa > Roportajlar > Başkan Mehmet Sekmen'den Erzurumajans'a özel açıklamalar
Başkan Mehmet Sekmen'den Erzurumajans'a özel açıklamalar

Başkan Mehmet Sekmen'den Erzurumajans'a özel açıklamalar

16.02.2016 18:15:58 12 14 16 18 yazdır
Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen Genel Yayın Yönetmenimiz Orhan Bozkurt'a verdiği röportajda spordan ticarete kentin gündemini de

1990'lı yılların başıydı.. 20'li yaşlarında Erzurum'un en etkin yerel gazetesinin, yazı işleri müdürü olarak İstanbul'daydım. O büyülü kente ilk gidişimdi. Ürkektim. Erzurum, yeni bir oluşum peşindeydi.  Ben de en heyecanlı yazılarımla o oluşumun peşinde... Dedim ya 90'lı yılların başıydı ve o yıllar da ülkemizin batısından doğusuna her yandan özelleştirme furyası esiyordu...


Erzurum'un o dönemki gözü kara valisi, şehrin önde gelenlerini bir araya getirmiş ve o mütevazi toplantıda, ''Bu fabrikayı siz Erzurumlular almalısınız...'' demişti.


Vali Paşa, demesine demişti de, rakibi günün devasa holdingleri olan ve kendi çemberini zor çeviren Erzurum esnafının,  o günlerde böylesi bir hayale ne birikimi ne de cesareti vardı.


Vali Bey, o toplantıda bir de 'lobi 'den bahsetmişti. O günlerde benim gibi İspir fasulyesinden başka lobiye tanımayanlar, bu ecnebice kelimeyi ilk kez duyuyordu. Vali Bey, salondaki homurtulara sinirlenmiş bağırıyordu: ''Beyler lobiye değil, lobi... Şehir lobisi.'' 


Bizim, İstanbul yolculuğumuz da işte böylesi bir İspir lobiyesi, pardon Erzurum lobisi uğrunaydı...


O yıllarda, Galatasaray'ın As Başkanı Adnan Polat, Beşiktaş'ın As Başkanı İbrahim Polat, Fenerbahçe'nin Başkanı ise Hasan Özaydın'dı...  Yani Türkiye'nin üç büyüğü Erzurumluların enerjisi ile İstanbul'da kendi aralarında Türkiye şampiyonu olmak için koştururken bütün bir Erzurum,  Cemal Gürsel'de Erzurumspor'u 2.Lig'den bir yukarı lige çıkarmak için mücadele veriyordu.


Unutmadan, o gözü kara Erzurum Valisi'nin adı Mehmet Ağar, Ticaret ve Sanayi Odası'nın başkanı da Lütfü Yücelik'ti... O fabrika ise Cumhuriyet'in Erzurum'a birkaç hediyesinden biri olan Aşkale Çimento...


Şimdi, bunları niye anlattım!


Hatırladığım; lobi için gittiğimiz İstanbul'da, Yeşilyurt sahilindeki o günün en görkemli oteli Penta'nın (Şimdilerde Renaissance) dev balo salonu... Davul-zurna, granata, zilli def ile karşılanan konuklar  ve Erzurum Milletvekili olmasa da, Erzurum sevdası ile gönüllere giren dönemin Başbakan Yardımcısı Devlet Bakanı Ekrem Ceyhun... Bir de salonun en arka sıralarında oturan Refah Partili Tuzla Belediye Başkanı İdris Güllüce ile Kartal Belediye Başkanı Mehmet Sekmen...


Salon tüm görkemi ile birbirini ağırlarken nedense ben o gün hiç kimsenin yanına gitmediği bu iki adamın masasına gitmiş, sohbet etmiş, Erzurum'a döndüğümde de  'İstanbul'un yıldızları... Mega kenti yöneten Dadaşlar...' diye manşet atmıştım.



Aradan yıllar geçti... O koca salonun en arka sıralarında oturan iki adam da önemli makamlara geldi. İdris Güllüce, İstanbul'a Belediye Başkanı olacakken direkten döndü ama Türkiye'ye Çevre ve Şehircilik Bakanı oldu. Mehmet Sekmen ise İstanbul Milletvekilliği görevinin ardından Erzurum da, Erzurum tarihinin en yetkili Belediye Başkanı...


Çok şükür her şeyin anında değiştiği bu şehirde halen daha değişmeyen, dahası şimdilik değişmemiş bir adres Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanlığı binası... Gazeteciliğe ilk başladığım yıllardaki gibi yine aynı kapıdan girdim o kiremit desenli binaya, kırmızı halıların kenarlarından yürüyerek tırmandım merdivenleri ve Özel Kalem, 25 yıl önceki gibi aynı yerdeydi. Orada bir çay içimi beklerken yukarıda anlatmaya çalıştığım geçmiş canlandı gözlerimin önünde. Sonra, Şükrü Paşa'dan bindiğim taksicinin,  'Minibüslerin rengi değişiyormuş, bizim dolmuş işi ne olacak, nasıl gazetecisin onu da sor!' diye tembihi. Bu duygular içinde daha çayımı yudumlamamıştım ki, Güzel Sanatlar Fakültesi'nde öğrenciyken kantin neşemiz olan Belediye Basın Bürosunda görevli  sevgili Cengiz Durular'ın, 'Abi Başkan'ım bekliyor...' uyarmasıyla irkildim.


Farkındayım giriş yazısını biraz uzattım. Ama bu sohbet sırasında dikkatimi çeken birkaç detayı da paylaşmak istiyorum;


- Başkan Sekmen'in Özel Kalemi oldukça hareketli. Yakın çalışma ekibinde olanlar hep yanı başında. 


- Genel Sekreter Yardımcılarının biri makama giriyor, diğeri çıkıyor .


- Aynı zamanda Doğu Anadolu Belediyeler Birliği Başkanı da olan Sekmen, bölgedeki tüm belediye başkanlarının da adeta abisi konumunda. Sohbetimiz  sonrasında Ağrı Eleşkirt  Belediyesi'nden gelen yöneticilerle ilçenin su ve kanalizasyon sorunlarını görüşüyorlardı...


- Başkan yoğun mesaisine rağmen fırsat buldukça ülke ve dünya gündemine dair kitapları okumayı da ihmal etmiyormuş. Çalışma masasının üstünde Iraklı ünlü Orta Doğu ve İslam Tarihi profesörü  Wadfie Jwaideh'in  Kürt Milliyetçiliğinin Tarihi Kökenleri ve Gelişimi isimli klasik kitabı duruyor...


- Ve başkan ne olursa olsun mutlaka elinde kalemi  ile kendi notlarını kendisi alıyor. Ve aldığı o notlara göre günlük çalışmasını planlıyor.


 İşte böylesi bir ortamda Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ile Erzurum'da bugünü ve geleceği konuştuk... Umarım beğeneceğiniz bir söyleşi olmuştur. Sevgiyle kalın. Orhan Bozkurt

 

KIŞ BİZE KÜLFET DEĞİL NİMET... BENİM PERSONELİM 24 SAAT ÇALIŞIYOR...

 

Başkan Sekmen, makam odasında hiçbir tadilat yapmamış. Bir önceki Başkan Ahmet Küçükler'in düzenlediği odada beyaz renk hakim. O atmosferinde etkisinden olsa gerek ilk sorum 'kar' oldu. Hani havadan sudan başlanır ya, biz de sohbete öyle başladık.  Başkanım, bu yıl kışta pek ağır geçiyor...


Çok şükür... Çünkü bizim şehrimiz kış şehri. Kış şehrinin özelliği de kar. Kış turizminin olabilmesi içinde buraya bol miktarda kar yağması lazım. Cenâb-ı Hakk'a hamdü senâlar olsun, o beklentimiz gerçekleşti.  Onun için biz de belediye olarak şehir merkezinde ana arterlerin,  kırsal alandaki köy  ve grup yollarını hep açık tuttuk. Kar yağıyor, biz temizliyoruz. Kar bizim için külfet değil nimet...

 

Sizin göreve gelmeniz ile birlikte, yeni yasal düzenleme ile Özel İdareler kapandı. Yasal tabiri ile  'bütün şehir' olduk. Bu yeni düzenleme nedeniyle bir sıkıntı yaşıyor musunuz?


Yok yaşamadık. Neden yaşamadık, biz ilkbaharda görevi devraldık yaz döneminde organizasyonu tamamladık. Kışla mücadeleyi kendi ekiplerimizle yapıyoruz. Bu işi yabancı bir firmaya vermiş değilim.  Yani bizim yazın hizmetlerimizi yaptırdığımız fen işleri, parklar, bahçeler diğer temizlik elemanlarımız aynı zamanda da kış mevsimi gelince kış çalışmalarını yürütüyorlar. Bu durumda da hem bir tasarrufumuz olmuş oluyor hem de personelimiz yaz-kış verimli şekilde çalışıyor. Bakın, benim ekiplerim üç vardiya çalışır.  Yani diyelim ki şuanda kar yağmıyor. Ama bu ekipler şuanda başka işleri yürütüyorlar. Meydanlarda, parklarda vs. İkinci vardiya görevi devralıyor. Kar yağıyor onlar temizliği yapıyorlar. Üçüncü vardiya geliyor. Yani yirmi dört saat dolu dolu geçiyor. Şehir planlamış bir şekilde. Normalde bir vardiya olur herkes gelir bir anda bulunur. Gece sekiz saatin dışında kalan on altı saat boş olur. Bizde öyle değil.  Biz yirmi dört saat hizmet veriyoruz.

 

Sohbete kıştan başlayınca hemen aklıma 2017 Avrupa Gençlik Kış Olimpiyatları Festivali' (EYOWF 2017 )geldi. Türkiye ve özellikle Erzurum için  çok önemli ve ciddi bir organizasyon. Olimpiyat bayrağı ilk kez Erzurum'a gelecek ama hiçbir hazırlık yok. Bir de son günlerde siyasal gelişmeler malum. Örneğin bu yıl Erzurum'da Dünya Gençler Curling Şampiyonası vardı iptal edildi. Daha doğrusu Erzurum'dan alınarak Danimarka'ya verildi. EYOWF 2017 içinde aynı tehlike söz konusu mu?

 

Şimdilik  böyle bir konu söz konusu değil. EYOWF 2017  için her şey normal sürecinde ilerliyor. Bizim tesis yönünden hiçbir sıkıntımız yok. Tamamen hazırlıklıyız. Organizasyonda bildiğiniz gibi HDK oluştu. Arkasından diğer birimler oluşacak.

 

Organizasyon komitesi, Genel Koordinatör  gibi birimler anlamında bir gelişme var mı?


En mühim olan tesislerin hazır olması. Bizim de çok şükür tesislerimizin tamamı hazır. Sadece bir tane kızak pisti yapabilir miyiz diye bir düşüncemiz var.  Onun dışında tüm tesislerimiz tamam. Hatta  dünyada olmayıp bizde olanlar bile var.


Atlama Kuleleri gibi...  Ancak bu kulelerin ciddi anlamda sorunları var ve halen tadilat sürecinde bu organizasyona yetişecek mi?


 


ATLAMA KULELERİ EYOWF 2017'YE YETİŞMESEDE OLUR...

 

Muhtemelen yetişecek.  İhalesi yapıldı sadece Kamu İhale Kurumu'nda (KİK) itiraz halinde.  KİK'te itiraz olmasaydı bile şuanda bir çalışma yapmamız mümkün değil. Zaten Martın sonuna kadar KİK de kararını verir.  Bundan sonra da normal prosedür yürür. EYOWF 2017'de muhtemelen atlama kuleleri kullanılmayacak. Ancak biz diyoruz ki Erzurum'a gelen insanlar buradaki kış sporları tesislerini tam görsün. Ama atlama kuleleri yetişmedi diye de EYOWF'un iptal olma durumu yok. Bu madde organizasyon sözleşmemizde de var.


Ancak bu tür aksaklıklar diğer rakip ülkeler tarafından ciddi sorunlarımız varmış gibi hep aleyhimize kullanılıyor. Özellikle Rusya pusuya yatmış bizim ayağımızın tökezlemesini bekliyor...


SİYASİ SABEPLERLE EYOWF 2017 İPTAL OLACAKSA OLSUN...


Bu konular tamamen siyasi konular. Biliyorsunuz şuanda dünyada büyük bir savaş var. Adı konmamış bir savaş... Burada gerek ABD, gerek Rusya, gerek Avrupa hepsi bize karşı pasif bir bakış açısı içinde... Yani, siyasi sebeplerle böylesi bir organizasyon iptal olacaksa olsun. İptal olursa kaybedecek biz değiliz. Bizim bir kaybımız olursa onların üç kaybı olur. Biz tesis olarak hazırız. Şehir olarak hazırız. Hamd olsun ülke olarak da hazırız. Şuan bizim yapacağımız şeyi ne Rusya yapabilir, ne Avrupa yapabilir.  Zaten şu anda Rusya batmak üzere... Rusya, böyle bir organizasyonu üstlenebilir. Evet tesisleri var ama bizim de var ve biz onlardan daha hazırız.


Organizasyon Komitesi, Genel Koordinatör gibi konunun birinci derecede muhatapları belirginleşmeyince genel bir panik oluşuyor. Bu soruyu biraz da bu yüzden sormak istemiştim.


Bunlar çok önemli değil. Çünkü daha önceden bu alanda faaliyet gösterildi. Düşünün o zamanlar tesislerimiz bile yoktu. Fakat şuan hepsi hazır. Tesis oldu mu gerisi kolay. İnsanlar buraya geldiklerinde ulaşım nasıl olacak, nerde konaklayacaklar? Bu konuda Erzurum Büyükşehir Belediyesi olarak çalışmaya devam  ediyoruz ve edeceğiz. Yakın zamanda Ankara Büyükşehir Belediyesi'nden hava kirliliği olmayan sıfır, kırk otobüs getirdik. Kırk tane daha kiralar veya satın alır ulaşım sorununu çözeriz. Bir diğer konu ise gelen sporcuların konaklaması. O konuda da üniversitemizden destek alacağız. Bu anlamda da zaten şimdiden EYOWF 2017'ye göre üniversitemiz akademik takvimini belirliyor...


ERZURUMSPOR ARZULADIĞIM YERDE DEĞİL. BEN, ERZURUM'U BÜYÜK BİR BELADAN KURTARDIM...

 

Sohbetimiz spordan ilerlediğine göre gelelim futbola ve dolayısıyla da Büyükşehir Belediye Erzurumspor'a...  Kulüp yeni bir olağan genel kurul yaptı  ve Genel Sekreter Yardımcınız Ünsal Kıraç'a rağmen sizin  Ali Demirhan'ı yeniden başkan seçilmesi için desteklediğiniz söyleniyor.


Bunun tartışılmasını bile anlamsız buluyorum Erzurumspor, sürekli kongre yapar. Hatta yarın da bir kongre yapabilir. Bu bir dernektir. Yapılan bu kongrelerde de yönetime girenler olur, çıkanlar olur. Şu anda Erzurumspor'un başkanı ilgili arkadaşımızdır. Başkanların, yönetimlerini belirleme inisiyatifi vardır. Ahmet'i değil de, Mehmet'i alır. Şu anda mevcut başkanın da belediyemizden yanında bulunan üç dört arkadaşımız var. Bir önceki dönemde üç dört arkadaşımız vardı. Bugün de üç dört arkadaşımız var. İsmi Ahmet değil de Mehmet olabilir. Tabi netice olarak spor bu sporda her zaman istediğimiz neticeyi alamayabiliriz.  Ama arzumuz Erzurumspor'u daha güzel bir yerlere taşımak. Benim de bütün arzum, niyetim, desteğim budur.  Biliyorsunuz Erzurumspor'a belediye başkanı olarak  ben çok büyük destek verdim.


Evet bu konudaki destekleriniz ve çalışmalarınızı yakından takip ediyoruz

 

Erzurumspor ile ilgili sorunları herkes biliyor. Ben, Erzurum'u büyük bir beladan kurtardım. Bu anlamda daha çok şey yapacağız. Bakın,  bu kulüp için çok güzel bir tesis yapılıyor. Allah izin verirse bu sene bitecek. Altyapı ve üst yapı tesisimiz olacak. Bunu da açıkça söyleyeyim futbol olarak henüz arzu ettiğim seviyede değiliz. Tabi işlerin yoğunluğundan. Şimdilik bu alanda çok yoğun bir mesai harcayamıyorum. Tarım, sanayi, ticaret, belediye hizmetleri, milli eğitim, sağlık ile uğraşıyoruz. Uğraşmadığımız alan yok. Ama gerekirse orada da yeni bir şey yaparız.


ŞİRKETLEŞMEYE DEVAM EDECEĞİZ... BU ŞİRKETLER TOPLUMUN VE KURURMUN İMKANLARINI ARTIRIYOR...


Başkanım, nerede ise görev sürenizin yarısına geldiniz. Dönüp geriye baktığınızda hedeflerinizin neresindesiniz? Neler yaptınız neler yapamadınız?


Daha iki yılımız dolmadı... Hedeflediğimiz her şeyi gerçekleştirdik. Hatta fazlasını yaptık.

 

Büyükşehir Belediyesi sizin başkanlığınızla birlikte birçok alanda şirket kurdu. Bu durum şehirde çok tartışılıyor. Yani her şeyi belediye yapacaksa, bu şehirdeki ticaret adamları ne yapacak?


Bu şirketlerin hepsi de devletin ve bu toplumun şirketleri. Bu şirketlerle bu kurumun imkânlarını arttırıyoruz.  O da ayrı bir işlev görüyor. Şuanda bizim TANSA diye ilk başta kurulan bir şirketimiz var. Burada kırk kişi sadece bakırla uğraşıyor. Göreceksin yakın zamanda yüz kişi çalışacak. Bakırla kim uğraşıyordu bu şehirde, hiç kimse...


Yani Büyükşehir Belediyesi'nin önümüzdeki günlerde yeni kurulacak  şirketlerini görmeye devam edeceğiz..

 

Evet yeni şirketlerimiz de olacak. Biraz önce sanayiden geldim. Kafamda mobilya ve yatak üretimi var. Var mı, bu şehirde yatak üretimini yapan, yok! Şimdi bunu belediyenin bir şirketinin yapması kötü mü olur?  Bu şehirde güneş enerjisinden istifade etmek mümkün.  Bu şehirde güneşten istifade eden şirket var mı, yok! Daha yeni yeni bir iki tane türedi...  Bu şirketler Erzurum'a ve belediyemize trilyonlarca para kazandırıyor. Bunun kime zararı var?  Bu şirketler devletin şirketleri ve topluma faydalı şirketler. Toplumdan alıp başka yere götüren değil bu topluma yeni imkânlar kazandıracak ve işi kolaylaştıracak şirketler. 


Bu şirketlerin denetimi nasıl yapılıyor. Bu konuda bir özel önleminiz var mı?


Bakın bu kurduğumuz şirketlerin hepsi de bu milletin şirketleri ve hepsi de teftişe tabi.  Yani müfettiş gelip beni nasıl teftiş ediyorsa onlar da aynı şekilde teftişe tabi. Üstelik onların başka bir teftişi daha var. Mali teftişi var, Gümrük Ticaret Bakanlığı teftişi var, Başbakanlık teftişi var. Bu konuda kimsenin bir şüphesi olmasın. Bu şirketler, işlerimizi daha düzenli ve daha çabuk yapmak için, bu millete, bu topluma daha çok hizmet üretebilmek için varlar...


 


ERZURUM'DA ÇİÇEK ÜRETİP, İRAN'A, AZERBAYCAN'A GÜRCİSTAN'A SATACAĞIZ..


Sayın Başkanım, spordan başladık ticaretten çıktık. Önümüzdeki günlerde,  Erzurum Büyükşehir Belediyesi bunu da yapacak diyebileceğimiz sürpriz girişimleriniz olacak mı?


Evet olacak...  Önümüzdeki dönem kentsel dönüşümde ciddi bir hamlemiz olacak. Yine Erzurum'a ciddi katma değer katacak kesme çiçek serası projemiz var. Erzurum'a çiçek Antalya, Yalova, İstanbul veya yurt dışından geliyor. Biz, Erzurum'da üretsek zararı mı olur?  İşte belediyemizin kurduğu şirketlerin amacı bu. Biz yapıyoruz örnek alın siz de yapın. Düşünün  bir çiçek serasının üreticiye getirdiği para  yılda yüz bin lira .. İşte biz bunu yaygınlaştıracağız, sadece Erzurum'la sınırlı kalmayacağız.  Bu alanda yani çiçekçilik anlamında başta İran, Gürcistan, Ukrayna, Azerbaycan'a da buradan dağıtım yapacağız.

 

Bize zaman ayırdığınız ve sorularımızı yanıtladığınız için teşekkürler.

 

Ben teşekkür ederim.  Bu vesile ile Erzurum Ajans aracılığıyla dünyanın her tarafındaki Erzurumlu hemşerilerime selam ve saygılarımı iletiyorum.

Kategorinin Diğer Haberleri
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.