20 Ekim 2018 Cumartesi
Anasayfa > Erzurum > Bakkal amca öldü!

Bakkal amca öldü!

15.05.2018 13:47 12 14 16 18 yazdır
Küçük esnafın AVM ve zincir marketler altında nasıl ezildiği rakamlara yansıdı.
Bakkal amca öldü!
Erzurumajans-Küçük esnafın AVM ve zincir marketler altında nasıl ezildiği rakamlara yansıdı. Erzurum’da son iki yılda esnaf sayısı yüzde 8,78 oranında geriledi. En çok bakkal, manav ve kunduracı iflas etti. Dudak uçuklatan cirolarıyla dikkat çeken dev marketler de zincirlerine yeni yeni halkalar ekledi.

Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA) uzmanlarından Sinan Beyazbulut’un yaptığı ‘Perakende Sektörü ve Esnaf Araştırması’ndan çarpıcı sonuçlar ortaya çıktı. Erzurum, Erzincan ve Bayburt’u mercek altına alan 40 sayfalık araştırmada dünyada ve Türkiye’de perakende sektörünün analizi yapılırken, AVM ve zincir marketlerin son durumları ele alındı. Yerel esnafın, şube sayıları her geçen gün artan zincir marketler karşısında nasıl yok olduğunun da rakamlarla ortaya konulduğu araştırmada çözüme yönelik önlemlere de yer verildi.

BİRİ KAPANIRKEN, DİĞERİ AÇILIYOR

Araştırmanın ilk bölümünde genel hatlarıyla AVM’lerin durumuna dikkat çekilirken, şu ifadelere yer verildi. “Dünyada, bilinen manada alışveriş merkezlerinin gelişimi 20. Yüzyılın ikinci yarısında gerçekleşmiştir. Ülkemizde modern anlamda ilk alışveriş merkezi 1987 yılında İstanbul’da açılmış olup 1990’lardan itibaren alışveriş merkezlerinin sayısı yavaş yavaş artmaya başlamıştır. 2000’li yıllardan sonra ise bu artış ivme kazanmıştır. Hem dünyada hem de Türkiye’de AVM’lerin sayısı bir yandan artarken diğer yandan da daha önce açılmış olan AVM’lerden bazıları yavaş yavaş fonksiyonunu kaybetmeye başlamaktadır. Fonksiyonunu kaybeden AVM’lerden bir bölümü yapılan yenileme çalışmalarının ardından tekrar sisteme dönebilse da bazı AVM’ler bunu başaramamaktadır.”

ERZURUM, ERZİNCAN VE BAYBURT’TA 240 TANE VAR

Zincir marketler konusunda da A101, BİM ve ŞOK markalarını ele alan araştırmada, Türkiye genelinde en çok mağazaya sahip olan bu üç markanın mağaza sayılarının hızlı bir şekilde arttığı belirtildi. Söz konusu firmaların 2017 yılı içerisinde Türkiye genelinde toplam 2228 mağaza açtığı, sadece ilk üç firmanın toplam mağaza sayısının 2017 sonu itibarıyla 18229’a ulaştığı kaydedildi. Ayrıca Aralık 2017 itibarıyla Erzurum, Erzincan ve Bayburt’ta 240 adet ulusal market zinciri şubesi bulunduğu ifade edildi.

ESNAF SAYISI AZALDI

AVM’ler ve zincir marketler karşısında yerel esnafın iflas bayrağını çekmesi istatistiklere de yansıdı. İşte araştırmada ortaya çıkan sonuç ve önemli başlıklar.

Erzurum’da Esnaf Odalarına kayıtlı toplam esnaf sayısı 2015 Aralık ayına göre 2017 Aralık ayında yüzde 8,78 oranında azalmıştır. Erzincan’da Esnaf Odalarına kayıtlı toplam esnaf sayısı aynı dönemde yüzde 4,94 oranında, Bayburt’ta ise yüzde 5,63 oranında artış göstermiştir. Son dönemde Erzurum ve Erzincan’da yeni AVM’lerin açılması ve aynı dönemde her üç ilde de indirim marketlerinin açtığı mağaza sayısının hızlı bir şekilde artmasına rağmen Erzincan ve Bayburt’ta bu durum esnaf odalarına kayıtlı esnaf sayılarına yansımamıştır.

AVM’LER ONLARI VURDU

Erzurum’da ise aynı dönemde Erzurum Kunduracılar Esnaf Odası; Erzurum Seyyar Gıda, Giyim ve Züccaciye Satıcıları ve Pazarcılar Esnaf Odası; Erzurum Terziler Esnaf ve Sanatkârlar Odası; Erzurum Kuyumcular Esnaf ve Sanatkârlar Odası; Erzurum Elektronikçiler Esnaf ve Sanatkârlar Odası ve Erzurum Bakkallar ve Manavlar Esnaf Odasının esnaf sayılarında düşüş göze çarpmıştır.

HEPSİNİN SORUNU ORTAK

Türkiye’de esnafın yaşadığı sorunlar bölgesel bazda küçük değişiklikler gösterse de temelde ortaktır. Konuyla ilgili yapılan çalışmalar incelendiğinde hem esnaf ve sanatkârların çağın ihtiyaçlarına cevap vermede sıkıntı yaşadıkları hem de esnaf odalarının esnafın gelişimine etkin olarak katkı sağlayamadığı görülmektedir. Ayrıca esnaf, birlikte hareket etme pratiği geliştiremediğinden rekabette gittikçe daha fazla zorlanmaktadır.

6585 sayılı Perakende Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun incelendiğinde kanun koyucunun, yerel esnafın ilgili piyasada rekabet edebilmesinin araçlarından biri olarak tedarik ve dağıtım kooperatifleri gibi örgütlenme modellerini öngördüğünü göstermektedir. Nitekim ABD’de ve çeşitli Avrupa ülkelerinde bu gibi örgütlenme modelleri etkin bir şekilde değerlendirilerek küçük esnafın piyasada rekabet edebilmesi kolaylaştırılmaya çalışılmaktadır.

ÖRGÜTLENMEYE SICAK BAKMIYORLAR

Tarihimizde Ahilik gibi çok başarılı ve örnek bir esnaf örgütlenme modeli mevcut olmasına rağmen günümüzde yerel esnafın sektörel örgütlenme modellerine sıcak bakmadığı görülmektedir. Ancak esnafta genel olarak hâkim olan bu yaklaşımın mutlaka değişmesi gerekmektedir. Bunun için de bölge veya il bazında başarılı modellerin ortaya çıkarılması ve bu modellerin etkin bir şekilde tanıtılarak yaygınlaştırılması elzemdir.

ORTAK HAREKET ETMELİLER

Bağımsız süpermarketlerin perakende sektöründeki ağırlığı son yıllarda ülke genelinde biraz azalmış olsa da halen daha hızlı tüketim ürünlerinde yapılan harcamaların yaklaşık dörtte biri bağımsız süpermarketlerde gerçekleşmektedir. Bağımsız süpermarketlerin çeşitli kurumsal (birlik vb.) veya kurumsal olmayan yapılar aracılığıyla ortak hareket ederek ve belli standartları sağlayarak mevcut potansiyellerinin üzerine çıkabilmeleri ve sektörde zaten mevcut olan güçlerini daha da artırabilmeleri mümkündür.

ODALAR DAHA ETKİN OLMALI

Meslek odalarının etkinliğinin sağlanması da yerel esnaf için çok büyük önem taşımaktadır. Hâlihazırda ülke genelinde bazı iyi örnekler bulunsa da çoğunlukla meslek odaları beklenen etkinliği sağlamaktan uzaktır. Bu nedenle meslek odalarının insan kaynağı olarak niteliği artırılmalı, oda yönetimlerinde performansa dayalı bir sistem oluşturulmalı ve ülke genelinde meslek odalarının saygınlığı artırılmalıdır. Meslek odası yönetimlerinin hem sürekli öğrenme kültürü geliştirmeye hem de esnafı eğitme fonksiyonunu kazanmaya ihtiyacı bulunmaktadır.

Hem esnaf ve sanatkârlar hem de esnaf odaları hibe mekanizmalarını daha etkin olarak değerlendirmelidir. Bunun için başta Kalkınma Ajansları olmak üzere hibe desteği sağlayan kurum ve kuruluşlar ile yakın iletişim sağlanmalı, bu kuruluşların esnaf ve sanatkârlar ile meslek kuruluşlarına yönelik destek programları oluşturmaları için öneriler geliştirilmelidir.

EĞİTİM VE DANIŞMANLIK ALMALILAR

Esnaf ve sanatkârların, iş fikrinin oluşması aşamasından itibaren her aşamada etkin bir şekilde eğitim ve danışmanlık hizmeti alabilmesi gerekmektedir. Hâlihazırda verilen girişimcilik vb. eğitimler genellikle sertifika almak ve destek mekanizmasına başvurmak için bir araç olarak görülmekte, öğrenme boyutu ikinci planda kalmaktadır. Bu nedenle sürekli öğrenmeyi odağa alan mekanizmaların geliştirilmesi veya mevcut mekanizmaların bu doğrultuda dönüştürülmesi, girişimci adayları ile girişimcilerde bu bilincin oluşturulmasına yönelik çalışmaların yapılması gerekmektedir.

ZİNCİR MARKET VE AVM’LERE KISTAS GETİRİLMELİ

Devletin hem merkezi yönetim hem de yerel yönetimler eliyle söz konusu sektörde esnaf ve sanatkârı piyasada belli ölçüde rekabetin oluşmasını engellemeyecek şekilde koruması gerekmektedir. Zira esnaf ve sanatkârların en önemli fonksiyonlarından birisi gelir dağılımında adaletin sağlanmasına katkı sağlamalarıdır. Bu nedenle özellikle zincir market ve AVM açılışları için daha net kıstaslar getirilmeli, mümkünse nüfus veya alan bazında kısıtlar getirilmeli, bu sayede atıl kapasite ve israfın da önüne geçilmesi sağlanmalıdır.

KÜMELENME MODELİ!

Dünyanın çeşitli yerlerinde örnek uygulamaları mevcut olan Alışveriş Caddeleri kavramı da esnafın yönelebileceği alternatif yöntemlerden biri olarak göze çarpmaktadır. Bunun için bölge şehirlerinin kendi dinamikleri üzerinden hareket edilerek yerel potansiyelin harekete geçirilmesi gerekmektedir. Yapılacak işbirlikleri ile bir anlamda kümelenme modeli olarak da değerlendirilebilecek ve yerele özgü bir üslupla oluşturulacak alışveriş caddeleri esnaf açısından önemli bir kalkınma hamlesi olarak değerlendirilebilir.

TÜRKİYE’DE İNDİRİM MARKETÇİLİĞİ

Süpermarket ve hipermarketler ortaya çıktıktan sonra uzun yıllar ‘daha büyük daha iyidir’ anlayışı hüküm sürmüştür. Şirketler büyüdükçe satış alanlarını da büyütmüşlerdir. Daha büyük daha iyidir anlayışı belli bir dönem geçerliliğini koruduktan sonra indirim marketçiliği kavramı başta Almanya olmak üzere çeşitli ülkelerde ortaya çıkmıştır. ALDI gibi çeşitli şirketler fiyatta rekabeti öncelik olarak belirleyip nispeten küçük alanlarda faaliyet gösteren süpermarketlerle ciddi düzeyde başarı yakalamışlar ve ilerleyen süreçte bu başarı ülkemizin de içinde bulunduğu birçok ülkedeki yatırımcılara önemli bir ilham kaynağı olmuştur.

İNDİRİM MARKETLERİ VE YEREL ZİNCİRLER

Türkiye genelinde en çok markete sahip olan 3 büyük firmanın market sayılarını hızlı bir şekilde artırmaya devam ettikleri görülmektedir. Bu 3 firma sadece Aralık 2017’de toplam 162 yeni market açmış durumdadır. Söz konusu firmaların 2017 yılı içerisinde Türkiye’de toplam 2228 market açtığı görülmektedir. Sadece ilk üç firmanın toplam market sayısı 2017 sonu itibarıyla 18229’a ulaşmıştır.

DUDAK UÇUKLATAN CİRO!

Ülkemizde indirim marketleri sektöründe 3 önemli aktör yer almaktadır. Bunlar A101 Yeni Mağazacılık AŞ (A101), Birleşik Mağazalar AŞ (BİM) ve Şok Marketler Ticaret AŞ (ŞOK) adlı firmalardır. Bu marketler son yıllarda ortaya koydukları hızlı büyüme performansıyla önemli ölçeklere ulaşmışlardır. Faaliyetlerine 1995 yılında başlayan BİM Birleşik Mağazalar AŞ’nin 2016 yılı satış cirosu yüzde 15 büyüme ile 20 milyar 72 milyon lira olurken, net kârı 671 milyon lira olarak gerçekleşmiştir. Şirket Fortune 500 Türkiye 2017 Listesine göre Türkiye’nin en büyük 7. şirketi konumundadır. İlk marketini 2008 yılında açan A101 hızlı bir yayılma politikası izlemiştir. A101 2017 yılı sonu itibarıyla ülkemizde market sayısında 7000 rakamına ulaşan ilk şirket olmuştur. 1995 yılında kurulan ŞOK Market 2011 yılında el değiştirdikten sonra indirim marketçiliği alanında sektörün başlıca aktörlerinden biri haline gelmiştir. En yaygın mağaza ağına sahip bu üç firma haricinde, son yıllarda diğer büyük süpermarket zincirleri de indirim marketçiliği modelinde yeni mağazalar oluşturarak bu alandaki rekabetin içerisinde yer almaya başlamışlardır.

ÇÖZÜME YÖNELİK TEDBİRLER

Yerel esnaf, son derece organize bir şekilde hareket eden ve ölçek ekonomisinden kaynakla-nan önemli bir rekabet avantajına sahip olan büyük market zincirleri ile rekabet etmekte zorlanmaktadır. Bunun birçok sebebi bulunmaktadır. Bu sebeplerin belki en önemlisi yerel esnafın birlikte hareket etmekten çekinmesidir. Yerel esnaf tarafından önceki yıllarda yapılan kooperatif kurma gibi organize olma çabaları akamete uğramış, bu da yeniden benzer bir teşebbüse geçilmesi konusunda tereddütlerin artmasına neden olmuştur.

TRABZON’DA İŞE YARADI

Ülkemizin bazı illerinde yerel esnafın HTM perakende piyasasında rekabet etmek amacıyla yapmış olduğu çeşitli örgütlenme modelleri bulunmaktadır. Örneğin Trabzon’da 2001 yılında Bakkalım AŞ adlı bir şirket kurulmuş, çok sayıda bakkal esnafını çatısı altında toplayarak hem tedarik aşamasında hem de pazarlamaya yönelik faaliyetlerde ortak hareket edilmesi sağlanmıştır. Firma belli düzeyde başarı sağlamışsa da çok sayıda tarafı olan böyle bir organizasyonun sürdürülebilirliğinin sağlanmasının zorluğundan kaynaklanan çeşitli sıkıntılar yaşamaktadır.

DEV MARKALARLA REKABETE GİRDİLER

İndirim marketçiliğinde zaman içerisinde ortaya çıkan 3 aktör (A101, BİM ve ŞOK) piyasada büyüklüklerini devamlı olarak artırmış ve ülkenin her tarafında çok sayıda şube açmışlardır. Bu durum ülke genelinde geleneksel perakende sektöründe faaliyet gösteren esnafı ciddi şekilde etkilemiştir. Bakkal, manav ve kasap gibi mahalle esnafı piyasada faaliyet göstermeye başlayan büyük aktörlerle rekabete girmek durumunda kalmıştır. Bu rekabet yarışında birçok açıdan dezavantajlı konumda olan yerel esnaf çoğunlukla kaybeden tarafta yer almıştır. Zira büyük marketlerin en başta maliyet avantajı bulunmakta, bu marketler ürünleri tedarik sürecinde çok daha düşük tutarlara mal edebilmektedirler. Bu durum da fiyat rekabetinde bu marketlere büyük avantaj sağlamaktadır. Herhangi bir yerel küçük esnafın tek başına hareket ettiği takdirde maliyet avantajına sahip olması mümkün olamamaktadır. Ayrıca yerel esnafın rekabette var olabilmek için değişen tüketici beklentilerine uyum sağlaması gerekmektedir.

Onur SAĞSÖZ/Pusula
Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kategorinin Diğer Haberleri